Adalet Bakanlığı’nın Adalet İstatistikleri 2025 verilerine göre geçen yıl ilk derece hukuk mahkemelerine 309 bin 479 boşanma davası intikal etti ve bu davaların yüzde 55,5’i anlaşmalı boşanma davasıydı. 2016’da 94 bin 713 olan anlaşmalı boşanma davası sayısı 2025’te 171 bin 850’ye yükseldi. Boşanma Avukatı Aydın Aydar, rakamların arkasındaki tabloyu ve boşanma sürecinde en sık yapılan hataları değerlendirdi.
Türkiye’de boşanma davalarının görünümü son on yılda belirgin biçimde değişti. Resmî veriler, çiftlerin uzun ve yıpratıcı çekişmeli davalar yerine uzlaşarak boşanmayı giderek daha sık tercih ettiğini gösteriyor. Rakamları, 1988’den bu yana çekişmeli ve anlaşmalı boşanma davalarını takip eden boşanma avukatı Aydın Aydar ile konuştuk.
Rakamlar Ne Söylüyor?
Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı Adalet İstatistikleri 2025’e göre, 2025 yılında ilk derece hukuk mahkemelerine intikal eden 309 bin 479 boşanma davasının 171 bin 850’si anlaşmalı, 126 bin 175’i çekişmeli boşanma davasıydı. Kalan dosyalar ise zina, hayata kast ve onur kırıcı davranış, suç işleme, terk ve akıl hastalığı gibi diğer boşanma sebeplerine dayanıyordu.
On yıllık karşılaştırma değişimi açıkça ortaya koyuyor: 2016’da mahkemelere intikal eden 213 bin 314 boşanma davasının yüzde 44,4’ü anlaşmalıydı. 2025’te bu oran yüzde 55,5’e çıktı; anlaşmalı boşanma davalarının sayısı ise on yılda yüzde 81 arttı.
Mahkemelerin iş yükünde de dikkat çeken bir tablo var. 2025’te 315 bin 993 boşanma dosyası karara bağlandı. Bu sayı, yıl içinde açılan ve bozularak gelen dosyaların yüzde 102,1’ine karşılık geliyor. Bir sonraki yıla devreden boşanma dosyası sayısı da 142 bin 66’dan 136 bin 634’e geriledi. İlk derece hukuk mahkemelerinde bir boşanma dosyasının ortalama görülme süresi ise 2025’te 160 gün olarak ölçüldü.
Aydın Aydar, ortalama sürenin yanlış anlaşılmaması gerektiğini vurguluyor: “Ortalama 160 gün, çoğu kişiye umut veren bir rakam gibi görünebilir. Ancak bu ortalama, çoğu zaman tek duruşmada sonuçlanan anlaşmalı davalarla birlikte hesaplanıyor ve istinaf ile temyiz aşamalarını kapsamıyor. Tanık dinlenen, bilirkişi incelemesi yapılan ve üst mahkemeye taşınan çekişmeli bir dava çok daha uzun sürebiliyor. Bu nedenle herkesin kendi dosyasının niteliğine göre gerçekçi bir takvim beklemesi gerekiyor.”
Anlaşmalı Boşanma Neden Artıyor?
Aydar’a göre artışın arkasında hem ekonomik hem de psikolojik nedenler var: “Çiftler artık yıllarca süren, hem maddi hem manevi olarak yıpratan davalar yerine masaya oturmayı tercih ediyor. Anlaşmalı boşanmada tarafların boşanmanın sonuçları konusunda uzlaşıp bunu bir protokole dökmesi, süreci hem hızlandırıyor hem de öngörülebilir kılıyor. Doğru hazırlanmış bir protokol, yıllar sonra çıkabilecek yeni uyuşmazlıkların da önüne geçiyor.”
Anlaşmalı Boşanma Her Zaman Tek Celsede Bitmiyor
Rakamlar, anlaşmalı boşanmanın da her zaman beklendiği gibi sonuçlanmadığını gösteriyor. 2025’te karara bağlanan 171 bin 800 anlaşmalı boşanma davasının 135 bin 33’ünde, yani yüzde 78,6’sında tam kabul kararı verilirken 22 bin 238 dosya ret, 14 bin 86 dosya ise diğer kararlarla sonuçlandı. İstatistiklerde ret kategorisi feragat, yetkisizlik, görevsizlik, dava şartı yokluğu ve iddianın ispatlanamaması gibi karar türlerini; diğer kararlar ise davanın açılmamış sayılması ve dosyaların birleştirilmesi gibi sonuçları kapsıyor.
Türk Medeni Kanunu’na göre anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve taraflarca kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması gerekiyor. Hâkim bu düzenlemede gerekli gördüğü değişiklikleri yapabiliyor; değişikliklerin taraflarca da kabul edilmesi hâlinde boşanmaya karar veriliyor.
Aydar, anlaşmalı dosyaların uzamasına yol açan sebeplerin uygulamada çoğu zaman aynı olduğunu söylüyor: “Evliliğin bir yılı doldurmaması, taraflardan birinin duruşmaya gelmemesi, protokolün eksik ya da belirsiz hazırlanması ve son anda fikir değiştirilmesi en sık karşılaştığımız sorunlar. Hâkim protokolde değişiklik önerebilir; taraflar bunu kabul etmezse bu yoldan boşanma kararı verilemez. Bu yüzden protokolün, imzadan önce her maddesiyle tartışılıp netleştirilmesi gerekiyor.”
Çekişmeli Davalarda Dilekçe ve Delil Belirleyici
Çekişmeli davalarda sonuçlar daha dağınık. 2025’te karara bağlanan 133 bin 44 çekişmeli boşanma davasının 61 bin 911’inde tam kabul, 6 bin 227’sinde kısmen kabul kararı verildi; 40 bin 31 dosya ret, 24 bin 875 dosya ise diğer kararlarla sonuçlandı.
Aydar, çekişmeli davalarda sonucu çoğu zaman ilk dilekçelerin belirlediğine dikkat çekiyor: “Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre taraflar iddia ve savunmalarını cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerine kadar serbestçe genişletebiliyor; dilekçeler karşılıklı verildikten sonra ise kural olarak yeni vakıa ileri sürülemiyor. Dilekçede yazılmayan bir olay, sonradan ne kadar önemli olursa olsun davada değerlendirilmeyebilir. Delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmesi de hayati önemde; kanun, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin mahkemece dikkate alınamayacağını açıkça düzenliyor.”
İstatistiklerde dikkat çeken bir diğer başlık, zina nedeniyle açılan davalar. Bu sebeple açılan dava sayısı 2016’da 1.148 iken 2025’te 6.672’ye çıktı. Aydar, “Dijital yazışma ve kayıtların hayatımızdaki yeri arttıkça bu tür iddialar mahkemeye daha sık taşınıyor. Ancak her ekran görüntüsü delil değildir; delilin nasıl elde edildiği en az içeriği kadar önemlidir” diyor.
2024 Değişikliğinin Etkisi Rakamlara Yansıdı
Türk Medeni Kanunu’na göre açılan bir boşanma davasının reddedilmesi ve bu kararın kesinleşmesinden itibaren belirli bir süre geçmesine rağmen ortak hayatın yeniden kurulamaması hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılıyor ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar veriliyor. Kasım 2024’te kabul edilen kanun değişikliğiyle bu süre üç yıldan bir yıla indirildi. İstatistiklere göre ortak hayatın yeniden kurulmaması sebebiyle açılan davalar 2024’te 450 iken 2025’te 843’e yükselerek neredeyse iki katına çıktı.
Aydar, “Bu düzenleme, evliliği fiilen bitmiş ancak önceki davası reddedilmiş eşler için önemli bir çıkış yolu oldu. Önceden üç yıl beklemek zorunda kalanlar artık bir yıl sonra dava açabiliyor. Rakamlardaki artışta bu değişikliğin payı olduğunu düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Yargıtay: Dava Temyizdeyken Bile Anlaşma Mümkün
Yargıtay’ın güncel kararları da uzlaşma kapısının davanın ileri aşamalarında bile açık olduğunu gösteriyor. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 9 Haziran 2026 tarihli ve 2026/4508 Esas, 2026/6378 Karar sayılı kararında, karşılıklı açılan boşanma davalarında temyiz dilekçesi ekinde sunulan protokolden tarafların boşanma ve fer’îleri konusunda anlaştığını tespit ederek hükmü bozdu. Daire, protokol hükümleri dikkate alınarak ve taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat beyanları alınarak yeniden karar verilmesini istedi. Daire, 2 Haziran 2026 tarihli ve 2026/978 Esas, 2026/5975 Karar sayılı kararında da dosyaya sunulan protokol üzerine aynı yönde karar verdi.
Aydar bu kararların önemli bir mesaj verdiğini söylüyor: “Dava yıllardır sürüyor ve Yargıtay aşamasına gelmiş olsa bile taraflar uzlaşabilir. Uzlaşma, çoğu zaman en uzun davayı bile en kısa yoldan bitirir. Ancak burada da protokolün eksiksiz hazırlanması ve tarafların iradesini hâkim önünde bizzat açıklaması şart.”
Aydar’dan Boşanma Sürecinde 5 Kritik Uyarı
Aydar, internette “en iyi boşanma avukatı” araması yapanlara ise avukat seçerken hem anlaşmalı boşanma protokolü hazırlama hem de çekişmeli dava deneyimine, ücretin yazılı bir sözleşmeye bağlanmasına ve dosyanın risklerinin baştan açıkça anlatılmasına dikkat etmelerini öneriyor.
Avukat Aydın Aydar Kimdir?
1962 doğumlu Aydın Aydar, 1986’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu ve 1987’de 15051 sicil numarasıyla İstanbul Barosu’na kaydoldu. 1988’den bu yana çekişmeli ve anlaşmalı boşanma davalarını takip eden Aydar, “Boşanma Avukatı Aydın Aydar’ın Anıları” ve “Anlaşmalı Boşanma Davası” kitaplarının yazarıdır.
Haberdeki istatistikler, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün Adalet İstatistikleri 2025 yayınından derlenmiştir. Bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.
Avukat Aydın Aydar | Boşanma Avukatı İstanbul
Adres: Süleyman Demirel Bulvarı Mall of İstanbul Residance, A Blok No:50, 34490 Başakşehir/İstanbul
Telefon: +90 532 334 59 92
E-posta: aydin@aydarhukuk.org
Web: https://www.avukataydinaydar.com
<iframe src=”https://www.google.com/maps/embed?pb=!1m18!1m12!1m3!1d3701.5858633365347!2d28.80214787653082!3d41.063025816051166!2m3!1f0!2f0!3f0!3m2!1i1024!2i768!4f13.1!3m3!1m2!1s0x14caa5ac4da62457%3A0xe8cbe60ae7314517!2zQXZ1a2F0IEF5ZMSxbiBBeWRhciB8IEJvxZ9hbm1hIEF2dWthdMSxIMSwc3RhbmJ1bA!5e1!3m2!1str!2str!4v1789325031440!5m2!1str!2str” width=”600″ height=”450″ style=”border:0;” allowfullscreen=”” loading=”lazy” referrerpolicy=”strict-origin-when-cross-origin”></iframe>
Reklam & İşbirliği Mail: info@bugunhaberi.com Whatsapp: +90 542 7783256